5.01.2010
Özgür Edebiyat Okurlarıyla Buluşuyor
Yer: Yapı Kredi kültür Sanat Merkezi Sermet Çifter Salonu, İstiklal cad. 161, Beyoğlu - İstanbul
Konuşmacı: Metin Celâl (Özgür Edebiyat)
Edebiyat dergiciliğinin dünü, bugünü ve geleceği konuşulacak. Karşılıklı sorunlar paylaşılacak, dergilerin bugünkü durumları masaya yatırılacak.
Dergilerin etkinlikleri ve işlevleri yeterli mi? Okuruyla yazarıyla ilişkileri sağlıklı mı? Benzeri sorulara yanıtlar aranırken eleştiri, öneri, dilek ve beklentileri olanlar da söz alacak.
Dergi yöneticilerinin okurları ve yazarlarıyla yüzleşeceği etkinliklerin geniş katılımlı olmasını, edebiyatımız adına yararlı geçmesini umuyoruz.
“Yaşasın edebiyat, çok yaşasın dergiler!”
4.01.2010
Edebiyatçılar Derneği Etkinlikleri
EDEBİYATÇILAR DERNEĞİ ETKİNLİKLERİ:
12 Ocak 2010/ Salı
Konferans Salonu I
Saat:17.45-19.00
Şiir – Müzik Dinletisi:“Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek”
Yöneten: Gökhan Cengizhan
Katılımcılar: Halil İbrahim Özcan, Mehmet Hameş, A. Galip, İlhami Özer, Mustafa Emre, A. Rahim, Yusuf Kaptan , Kağan İşçen, Necmettin Salaz, Ali Rıza Kars
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
15 Ocak 2010/ Cuma
Konferans Salonu III
Saat:18.15-19.45
Panel: “Şiirin Statü Kaybı”
Yöneten: Mehmet Hameş
Konuşmacılar: Prof. Dr. Deniz Abik, Sabit Kemal Bayıldıran, Prof. Dr. Çetin Derdiyok
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
16 Ocak 2010/ Cumartesi
Konferans Salonu II
Saat:18.15-19.45
Panel:“Günümüzde Öykü, Günümüz Öyküsü”
Yöneten: Zafer Doruk
Konuşmacılar: Remzi Karabulut, Saba Kırer, Yakup Tilermeni,
Nazmi Bayrı, Aysel Yenidoğanay
Düzenleyen: Edebiyatçılar Derneği
11.11.2009
RESİM SERGİSİ
ZET SANAT ATÖLYESİ
AYNUR PEHLİVANLI
ZAHİDE YÜKSELER
KOKTEYL: 14 KASIM 2009, SAAT: 16:00- 18:00
ADRES: KIŞLASARAY MAH. KURTULUŞ CAD. KURTULUŞ ECZ. İZMİR APT. ZEMİN KAT-ANTAKYA
2.06.2009
25.01.2009
TAŞ UÇAK
Zafer Yalçınpınar
10-28 ŞUBAT 2009
ODAKULE SANAT GALERİSİ
Açılış: 10 Şubat 2009 Salı /18:00-20:00
*
Sergi Kapsamındaki Söyleşiler:
"Haklılığın İnadı" /13 Şubat 2009 Cuma /18.00-20.00
(Ahmet Soysal ile birlikte gerçekleştirilecektir.)
"Günümüz Edebiyat Ortamı ve Meydansızlık"
16 Şubat 2009 Pazartesi /18.00-20.00
"Boşluğun Dili"
17 Şubat 2009 Salı / 18.00-20.00
*
İstanbul Sanayi Odası
Odakule Sanat Galerisi (İstiklal Caddesi No:142 Kat:1)
Sanat Yönetmeni: A. Necip Yeşiltepe
2.10.2008
Kuşadası Öykü Günleri başlıyor
Kaynak:www.antoloji.com
8.07.2008
Murathan Çarboğa ile Söyleşi
7.07.2008
Yazar Özcan Karabulut Antakya’lı Okurlarıyla Buluştu.
Roman, Can Yay. Mayıs 2008
12.02.2008
Söyleşi
Adil Okay
"Savaş ve Edebiyat"
Güney Kültür Sanat Edebiyat Dergisi
1 7 Ş u b a t 2 0 0 8 - S a a t : 1 7 . 0 0-
Yer: Türkücan Kafe - Reşatbey Mah. 7 Sokak
Seyhan Oteli Arkası
Seyhan / ADANA
23.01.2008
Şairin Sözü Var: Şükrü Erbaş, Neşe Yaşın, Metin Kaygalak, Orhan Kahyaoğlu

17.01.2008
"ŞİİRİN SÖZÜ VAR"
NEŞE YAŞİN
ŞÜKRÜ ERBAŞ
METİN KAYGALAK
ORHAN KAHYAOĞLU
18 Ocak 2008, Cuma, Saat: 17:00
Yer: Antakya, Yener Kitabevi
21.12.2007
Mehmet Güleryüz
10.12.2007
Tuncel Kurtiz:Diziler işsiz kalmamızı engelledi
Ünlü Sinema Oyuncusu Tuncel Kurtiz, Antakya Rum Ortodoks Kilisesi'ne ait Millennium Sosyal ve Kültürel Tesisleri'nde 'Sinema ve Yaşama Dair' adlı söyleyişi verdi. Türk sinemasının geçmişte Hollywood Sineması'na özendiğini belirterek, "1980'den sonra Türk Sineması büyük bir düşüş yaşadı özellikle Erotik filimler daha ağır bastı. Sadece Türk sineması bu olaydan kötü anlamda etkilenmedi. Yabancı sinemada bu doğrultuda çalışmalar yaptı" dedi. Son dönem Türk sinemasında bir ilerlemenin olduğunu ifade eden Kurtiz, şunları söyledi:
"Mesela son dönem filmlerine imza atan Fatih Akın var, çok kötü koşullardan sıyrılarak bugünlere gelen ve güzel filmlere imza atmıştır. Ama ben eskiden bir sinemaya film izlemeye gittiğimde üstümü başıma dikkat ederdim, en iyi giysilerimi giyerdim, filme emeği geçenlere saygı gösterirdim ama şuan o günlerin çok uzağında bir film izleme tekniğimiz var."
TRT siyah beyaz döneminde çok iyi dizilerin çekildiğini ve bununda reyting kaygının olmamasının sonucu olduğunu ifade eden Kurtiz, "Şimdi ise 400 bin dolar gibi bir pastadan hatta Amerika'da bunun birkaç katı bir pastadan bahsediliyor. Sonuçta bizde bir ekmek arasıyız" şeklinde konuştu. Özellikle tiyatroda çok sesliliğe doğru gittiğini belirten Kurtiz, yurt içinde ve yurt dışında oynadığı tiyatro oyunlarından örnek verdi.
Yılmaz Güney’in Türkiye’de önemli yapı taşları arasında olduğunu ifade eden Kurtiz, şunları söyledi: "Yılmaz benim üniversite arkadaşımdı. Bende hikayeler yazardım, O’da. Ben soyut hikayeler yazarken O daha çok somut hikayeler yazardı. İşte, o hikayeler yüzünden komünizm propagandası yaptı diye gencecik çocuğu 7,5 seneye mahkum ettiler. Askerliğimizi de Muş’ta aynı yerde yaptık. Ben sonra 'Şeytanın Uşakları' adlı bir film yaptım, Yılmaz’da bana beraber çalışmayı teklif etti. Onunla beraber 'Üçünüzü de Mıhlarım', 'Konyakçılar Kralı', 'Haracıma Dokunma', 'Sayılı Kabadayılar', 'Çirkin Kral' gibi filmler yaptık. Onunla en son Türkiye’de 'Umut' filmini çektik. Bu filmi, Kaan Film Festivali'ne götürdük. Filmin Türkiye dışına çıkarılması yasaklandı, herkes benim kaçırdığımı düşündü. Aslında bu film Türkiye’yi kötüleyen bir film değil, sosyal gerçekçi bir filmdi.Yılmaz Güney’in Türk sinemasına kattıkları asla tartışmazdır ve yeri zor doldurulur diye düşünüyorum"
24.11.2007
8. Antalya Öykü günleri sona erdi
Antalya Sanatçılar Derneği’nin düzenlediği Antalya Öykü Günleri’nin sekizincisi 23 Kasım-25 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını ANSAN Başkanı Cahit Çakcıl’ın yaptığı Öykü Günleri’nin onur konuğu Füruzan idi. Hastalığı nedeniyle Füruzan’ın katılamadığı 8. Antalya Öykü Günleri’nin konukları arasında şu isimler yer aldı: Ahmet Büke, Ahmet Tüzün, Cahit Çakcıl, Celâl Hafifbilek, Deniz Keskin, Kadir Yüksel, Kamile Yılmaz, Narin Karakaşlı, Neşe Karel, Refik Algan, Seray Şahiner.
Üç oturum şeklinde gerçekleştirilen Antalya Öykü Günleri’nde öyküler okundu, Türk öykücülüğünün çeşitli sorunları ele alındı.
Öykü okuyoruz, konuşuyoruz
23 Kasım saat 16.00’da Neşe Karel kendi öyküsünü okudu. Rahatsızlığı nedeniyle uzun süredir Antalyalı sanatçılardan uzak kalan emekli TRT prodüktörü ve yazar Saffet Uysal’ı arkadaşları unutmadı. Saffet Uysal’ın Elifi Bahar adlı kitabından seçilen bir öyküsü arkadaşları tarafından sanatseverlere okundu. 24 Kasım Cumartesi günü saat 13’te Kamile Yılmaz, saat 15.30’da Ahmet Büke, aynı gün saat 17.00’de Nuri Erkal öykülerini okudular.
23 Kasım’daki Nuri Erkal’ın yönettiği ilk oturumda “Öykü Ödüllerinin Edebiyatımızdaki Yeri ve Önemi” tartışıldı. Oturumda Seray Şahiner, Kadir Yüksel ve Refik Algan söz aldı. Seray Şahiner “Ödüller, yayınevleri İstanbul’da olduğu için taşrada yaşayanların ürünlerinin yayınevleriyle buluşmasına, öykülerinin dolaşıma girmesine yardımcı olabilir” derken Kadir Yüksel ödül enflasyonuna değindi: “Ödüller gençleri yazmaya özendiriyor. Öykü ödüllerinin çeşitlendirilmesi faydalı. Ne var ki ödül enflasyonunun kaliteyi düşürdüğü gerçeğini de unutmayalım”. Refik Algan ise “Herkes vicdanıyla yazıyorsa edebiyat ödüllerine gerek olmayabilir. Vicdanlı jüriler olursa ödüller değerlendirmede bizlere yardımcı olabilir” şeklinde konuştu.
24 Kasım’daki ikinci oturumu Celâl Hafifbilek yönetti. İkinci oturumda Deniz Keskin, Refik Algan ve Seray Şahiner, öykücü Füruzan’ın öykü serüvenini değerlendirdiler.
Deniz Keskin “70’li yıllarda öykücülüğümüzün düştüğü boşluğu Füruzan doldurmuştur” derken; Refik Algan, Füruzan’ı “70’li yılların öykücülüğünde bir mucize” olarak değerlendirdi. Seray Şahiner ise Füruzan’ın öykücülüğünü “Figüran olarak gördüklerimizin başrol oynamaya ne denli layık olduklarını Füruzan’ın öykülerinde gördüm” şeklinde yorumladı.
Öykü günlerinin “Öykü Dergiciliği Canlanıyor mu?” konulu son oturumunu Ahmet Tüzün yönetirken, oturumun konuşmacıları Kadir Yüksel ve Karin Karakaşlı idi.
Kadir Yüksel, öykü dergiciliğinde en büyük sorunun dağıtım olduğuna dikkat çekerken “Dağıtım sorununun aşılması güç görünüyor. Dağıtım şirketleri çok para istiyor…” dedi.
“Dergiler hayatın kaçak yolcuları” diyen Karin Karakaşlı şöyle konuştu: “Öykü dergileri kendine ait öyküsü olan, öyküsüz edemeyen ‘deli yürekler’ olduğu sürece çıkmaya devam edecektir”.
Öykü Yarışması’nda birinci Medine Akın
8. Antalya Öykü Günleri kapsamında her yıl olduğu gibi bu yıl da Antalya Liselerarası Öykü Yarışması yapıldı. “Antalya Liselerarası Öykü Yarışması”nda Karatay Lisesi öğrencisi Medine Akın birinci, Antalya Lisesi öğrencisi Burak Keskin ikinci oldu. Antalya Anadolu Lisesi öğrencisi Nükte Öcal ise aynı yarışmada mansiyon ödülüne layık görüldü. Yarışmanın birincisi Medine Akın’a ödülü ANSAN başkanı Cahit Çakcıl, yarışmanın ikincisi Burak Keskin’e ödülü Deniz Keskin, mansiyon ödülüne layık görülen Nükte Öcal’a ödülü ANSAN Yönetim Kurulu üyesi Taci Alpaslan tarafından, düzenlenen bir törenle verildi.
Ne dediler?
CAHİT ÇAKCIL:
“Yaşamak istediğimiz hayat, olmasını istediğimiz ülke, havasını soluduğumuz kent, yürüdüğümüz sokak bu mu olmalıydı? Bu sorulara cevap arayan her öykü kendi içinde bir dünya, her öykü kitabı içinde dünyalar barındıran bir evrendir.”
NEŞE KAREL:
“Almanya’da kaldığım yıllar aynı zamanda ülkemin dışında kendi başıma kaldığım yıllardı da. Gördüğüm insanların her birinin ayrı bir hikâyesi vardı. Bu hikâyeleri yazmaya karar verdim. Almanya’ya ilk yolculuğumu kara trenle yaptım. Son yolculuğumda bindiğim tren beyazdı, kara trenin çıkardığı acı çığlığı çıkarmıyordu. Almanya’da yazdığım öykülerde bu acı çığlıktan esinler olduğunu sonradan fark ettim.”
SERAY ŞAHİNER:
“Kitabımı oluşturan öyküler bittiğinde 21 yaşındaydım. ‘Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’nde dosyam ‘övgüye eğer’ bulunmuştu. O zamana kadar yayınevlerinin önünden geçmeye bile cesaret edemezdim. Kitabım ‘Can Yayınları’ndan çıktı. Kitabımın yayınlanmasında kitap dosyasının ‘dikkate değer’ görülmesi etkili oldu. Ödüller, yayınevleri İstanbul’da olduğu için taşrada yaşayanların ürünlerinin yayınevleriyle buluşmasına, öykülerinin dolaşıma girmesine yardımcı olabilir.”
“Figüran olarak gördüklerimizin başrol oynamaya ne denli layık olduklarını Fürüzan’ın öykülerinde gördüm.”
KADİR YÜKSEL:
“Batıda olduğu gibi bizde de edebiyatçılar ödüllendirildi. Divan şairleri Sultan’lar, Halk şairleri zenginler tarafından ödüllendirildi. Ödüllendirilenler aynı zamanda cezalandırılabiliyorlardı da. CHP Ödülü alan Attilâ İlhan, CHP tarafından cezalandırıldı. Edebiyatçılar, ‘edebiyat kurumu’ tarafından olduğu gibi, edebiyatın içinde yer aldığı devlet tarafından da ödüllendiriliyor ya da cezalandırılıyor. Ödülleri de cezaları da kaldıralım, işi yapıta bırakalım. Cervantes örneğinde olduğu gibi öldükten sonra ‘ödüllendirilen’ eserlerin olabileceğini bilerek... Ödüller gençleri yazmaya özendiriyor. Öykü ödüllerinin çeşitlendirilmesi faydalı. Ne var ki ödül enflasyonunun kaliteyi düşürdüğü gerçeğini de unutmayalım. Ödülden daha çok ‘yarışma’ sözcüğüne karşıyım. Özendirmenin sonunda sel gidecek kum kalacak. O halde ödül değil metin önemli.”
“Öykü dergilerinden bazıları: Resimli Hikâyeler (1927), Seçilmiş Hikâyeler (1947), Dost, Öykü (1970), Yaba Öykü (1984), Yaşasın Edebiyat (1980), Adam Öykü (1995), Düşler- Öyküler, Fayton Öykü, Üçüncü Öyküler, Kum, Yazın, Kül Öykü, İmge Öyküler, Eylül, Aylak, Hece Öykü….. Çoğunda şiirlere de yer verilen bu dergilerden en uzun ömürlüsü Adam Öykü. Adam Öykü 58 sayı çıktı. Öykü dergiciliğinin en büyük sorunu dağıtım. Dağıtım sorununun aşılması güç görünüyor. Dağıtım şirketleri çok para istiyor…”
REFİK ALGAN:
“Şiir ve öykü, nitelikli okur gerektiriyor. Bu nedenle okurları az. Edebiyat ödüllerini tartışacak edebiyat eleştirmenlerinin olması gerekiyor. Bizde yazar çok eleştirmen yok. Herkes vicdanıyla yazıyorsa edebiyat ödüllerine gerek olmayabilir. Vicdanlı jüriler olursa ödüller değerlendirmede bizlere yardımcı olabilir. Medyatik edebiyatla edebiyatı birbirinden ayırmak gerekir. Eleştirmen yerine medya patronlarının sözcüleri varsa buna karşı çıkmak gerekir. ‘Eleştiri kurumu’ eksikliğinden söz etmemiz gerekir. Yazar eleştirmenden ilerde.”
“İki türlü sanatçı var: Bunlardan birincisi doğuştan sanatçı. Mozart gibi. Deha sahipleri, eğitimden geçmek zorundalar. ‘Doğuştan yetenek’ bir kalıba dökülmek zorunda. Entelektüel kaygılar yaratıcılığı engelleyebilir. Bu engeli aşanlar yaratıcı olabilirler. Füruzan, bu engeli aşmakla yetinmemiş, birdenbire zirveye çıkanların hastalıklarına kapılmamıştır. Füruzan 70’li yılların öykücülüğünde bir mucizedir.”
KARİN KARAKAŞLI:
“Dergiler hayatın kaçak yolcuları. Cemal Süreya’nın emekli aylığını yatırarak Papirüs’ü çıkarmış olması beni çok etkilemiştir. Kapanan dergileri ‘tasfiye nedeniyle kapatılmıştır’ yazan dükkânlara benzetir, hüzünlenirim. Öykü dergileri bir anlamda ‘gayri resmi toplumsal tarih’, ölülerin yad edildiği dosyalardır. Öykü dergileri kendine ait öyküsü olan, öyküsüz edemeyen ‘deli yürekler’ olduğu sürece çıkmaya devam edecektir.”
DENİZ KESKİN:
“70’li yıllarda öykücülüğümüzün düştüğü boşluğu Füruzan doldurmuştur. Füruzan, öykülerinde toplumsal değişimi, toplumsal değişimden kaynaklanan sorunları, bu sorunlar içindeki bireyin varoluşunu bugüne taşır. Dünyadan kaynaklanan haksızlıklar, yoksulluğun yarattığı hayal kırıklıkları, sevgisizlikler; kadın sorunları, kadın duyarlılığı onun öykülerinin temasını oluşturur.”
CELÂL HAFİFBİLEK:
“Hikâye, hikâye anlatmak değildir. Hikâye tüm insanlığın, dünyanın kendisidir, tanığıdır. Sevgimizi, umutlarımızı, mutluluklarımızı, hüzünlerimizi, sevgi çemberi, gurbet havası içinde anlatan öykülerin yazarı Füruzan… Öykü yazmak isteyenlerin, öncelikle Füruzan’ı okumalarını tavsiye ederim.”
19.10.2007
8. Antalya Öykü Günleri
Antalya’da sekiz yıllık bir öykü bu
Antalya Sanatçılar Derneği (ANSAN) tarafından bu yıl sekizincisi düzenlenecek Antalya Öykü Günleri, ülkemizin önemli öykücülerini ve edebiyatçılarını Antalyalılarla buluşturmaya devam ediyor. 23-25 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek 8. Antalya Öykü Günleri’nin onur konuğu ise Füruzan.
Ahmet Büke, Karin Karakaşlı, Refik Algan, Hüseyin Su, Kadir Yüksel ve Seray Şahiner’in de konuk olarak katılacağı Öykü Günleri’nde, öykü ödülleri ve dergiciliğiyle ilgili söyleşiler yapılacak, öyküler okunacak.
Öykü ödülleri ve dergiciliği
23 Kasım Cuma günü saat 17:00’de düzenlenecek olan “Öykü ödüllerinin edebiyatımızdaki yeri ve önemi” başlıklı söyleşiyi Nuri Erkal yönetecek. Söyleşinin konuşmacıları Kadir Yüksel, ‘Saat Kulesi / Kısa Metinler ve Hikayeler’ isimli kitabıyla 2006 Sait Faik Hikaye Ödülü’nün sahibi Refik Algan ve Seray Şahiner. Söyleşinin sonunda Antalyalı öykücü Neşe Karel öykülerini dinleyicilerle paylaşacak.
8. Antalya Öykü Günleri’nin onur konuğu Füruzan’ın öykücülüğü, 24 Kasım Cumartesi günü saat 14:00’de yapılacak söyleşide ele alınacak. Söyleşiyi, Antalya Öykü Günleri’nin fikir babası Celal Hafifbilek yönetirken; Hece ve Hece Öykü dergilerinin Yayın Yönetmeni Hüseyin Su, Deniz Keskin ve Füruzan konuşmacı olarak katılacak. Füruzan, Antalyalı hayranları için öykülerini okuyacak.
Aynı gün saat 16:00’da, Ahmet Tüzün’ün yöneteceği “Öykü dergiciliği canlanıyor mu?” başlıklı söyleşide, Karin Karakaşlı, Kadir Yüksel ve Hüseyin Su konuşmacı olarak yer alacak. 8. Antalya Öykü Günleri’nin konukları arasında yer alan, ‘İzmir Postası’nın Adamları’ ve ‘Çiğdem Külahı’ öykü kitaplarının yazarı Ahmet Büke de, öykülerini Antalyalılarla paylaşacak.
Antalya’dan geçen öykücüler
Antalya Öykü Günleri, bugüne kadar Tarık Dursun K., Faruk Duman, Erdal Öz, İnci Aral, Orhan Duru, Ayşe Sarısayın, Jale Sancak, Cemil Kavukçu, Adnan Özyalçıner ve Jaklin Çelik gibi edebiyatımızın önemli öykücülerine ev sahipliği yaptı.
NOT: Füruzan’ın fotoğrafları Selahattin Özpalabıyıklar tarafından çekilmiştir.
Öykünün onuru Füruzan
İlk kitabı Parasız Yatılı'yla 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. İlk kitaplarında kötü yola düşmüş kadın ve kızların, çöken burjuva ailelerinin, yoksulluk ve yalnızlıkla boğuşan kadın ve çocukların, yeni ortamlarda bunalan ve yurt özlemi çeken göçmenlerin dramlarına sevecenlikle yaklaştı. Kişileri derinlemesine inceledi ve anlatımını ayrıntılarla besledi. 12 Mart dönemini anlattığı ilk romanı Kırk Yedi’liler ile 1975 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü kazandı.
Daha sonra bir sanatçılar programıyla (D.A.A.D.) 1975'te Batı Berlin'e çağrıldı ve orada bir yıl kalarak işçilerle ve sanatçılarla röportajlar yaptı. Öyküleri Fransızca, İspanyolca, Farsça, İtalyanca, Japonca, İngilizce, Rusça, Bulgarca, Boşnakça gibi birçok dile çevrildi. Öykülerinden yapılan bir toplam, A. Saraçgil tarafından İtalyancaya çevrildi ve 1991’de Napoli’de basıldı. Kırk Yedi’liler romanı 1986’da S. Pirvanova çevirisiyle Bulgaristan’da basıldı. Sevda Dolu Bir Yaz ve “Nehir” ile “İskele Parklarında” öyküleri Damian Craft’ın İngilizce çevirisiyle 2001’de Londra’da yayımlandı. Halen toplu öyküleri İspanyolcaya Gül Işık tarafından çevrilmektedir. Dokuz Çağdaş Türk Öykücüsü (1982, Volk und Welt Verlag) adlı antolojisini ve Die Kinder der Türkei (1979, Kinderbuch Verlag) adlı çocuk kitabını ise Doğu Berlin'de konuk kaldığı süre içerisinde hazırladı. Bir öykü kitabı Saraybosna Connectum Yayınevi’nce 2007’de yayımlanacak. 2007’de Dil Derneği’nin düzenlediği Dil Bayramı’nda Onur Ödülü’nü aldı.
1988-1990 yıllarında çektiği Benim Sinemalarım filmi 1990'da Cannes Film Festivali'nin “Eleştirmenlerin 7 Günü” ve “Altın Kamera” dallarından çağrı alarak 158 film arasından seçilen 8 filmden biri olarak gösterime girdi. 1991’de Uluslararası İran Fecr Film Festivali’nde, Uluslararası Jüri’den “En İyi İlk Film Jüri Özel Ödülü”nü kazandı. 1991’de Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde seçilen “En İyi On Asya Filmi” arasında yer aldı. 1994'te, Bosna-Hersek, Yunanistan ve Bulgaristan gezilerini Balkan Yolcusu adlı kitabında topladı. Oyunlaştırdığı Sevda Dolu Bir Yaz, Ankara Devlet Tiyatroları’nda yaklaşık 200 kez sahnelendi (2000-2005).
Yapıtları:
Öykü: Parasız Yatılı (1971), Kuşatma (1972), Benim Sinemalarım (1973), Gül Mevsimidir (uzun öykü, 1973), Gecenin Öteki Yüzü (1982), Sevda Dolu Bir Yaz (1999).
Roman: Kırk Yedi'liler (1974), Berlin'in Nar Çiçeği (1988).
Röportaj: Yeni Konuklar (1977).
Gezi: Evsahipleri (1981), Balkan Yolcusu (1994).
Oyun: Redife'ye Güzelleme (1981), Kış Gelmeden (1997).
Çocuk Kitabı: Die Kinder der Türkei (1979, Türkiye Çocukları).
Şiir: Lodoslar Kenti (1991).
8. Antalya Öykü Günleri Basın Danışmanı
Hülya Özyol 0554 800 40 39
ansanoyku@gmail.com
5.06.2007
Nâzım şiirlerle anıldı…
Büyük şair Nâzım Hikmet ölümünün 44. yılında Güney Dergisi tarafından düzenlenen “Nâzım’a Şiirler Okuyoruz” baslıklı bir etkinlik ile anıldı. 3 Haziran Pazar günü saat 16’da Adana Tabip Odası salonunda düzenlenen etkinliğe 60’ın üzerinde Nâzım dostu katıldı.
Etkinlik Güney Dergisi tarafından hazırlanan ve Nâzım Hikmet fotoğraflarından oluşan bir slayt ile başladı. Ardından Güney Yılmaz Güney Dergisi adına Nâzım’a dair bir konusma yaptı. Sonrasında ise sairlerin, yorumcuların ve Güney Dergisi okurlarının hazırladığı şiirler okundu. Etkinlik içerisinde Güney Dergisi okuru olan iki genç kadının Nâzım şiirlerinden parçalar okuması ve bestelenmiş şiirleri müzik olmadan seslendirmesi büyük beğeni topladı.
Etkinliğe Öykü yazarları Zafer Doruk, Nazmi Bayrı, Şairler Levent Uğur ve İlhami Özer katıldılar. Katılanların beğenisini alan etkinlik Nâzım’a okunan çok sayıda şiir ile sona erdi.
www.guneydergisi.com
2.06.2007
Müslüm Kabadayı
Suriye Günlüğü
Suriye, tarihin derinliklerinden gelen kültürel ortaklıklarımız ve Anadolu-Ortadoğu-Mısır’ın Akdeniz’le buluşma noktasında yer alması nedeniyle, dostluk temelinde ilişkilerimizin en çok gelişmesi gereken ülkelerden biridir. Bu anlamda Suriye Günlüğü, “kültür komşuluğu”nun sınır tanımadığının sayısız örneklerinden oluşmaktadır.
---
Hasan Hüseyin Gündüzalp
YUĞ
Sözcüğünü arayan bir anlamın; nerede, nasıl ve hangi halde, hangi harflerle hangi sözcüğe oğul vereceğini o anlamın kendisi bile bilemezdi. Sezse sezse sözcük sezerdi. Gidenin mi yoksa kalanın mı anlam olduğu ya da gidenin mi yoksa kalanın mı sözcük olduğu, “ben” adlı göreceli merkezin, bedelini sadece kendisinin bildiği eğlencesiydi.
---
İbrahim Tayfur
Güneş Acı Sarı
gece adamıydılar/yamandılar
güneşin ocağına belenmiş tenleri
kil rengiydi
ayaklarında gündelikçi işçilerin
sabırsızlığı
filinta patlardı bakışlarında
içlerinde
deli burgaçlı yeraltı ırmakları
---
TYS ANTAKYA TEMSİLCİLİĞİ – YOĞUNLUK DERGİSİ AALEN ANTAKYA KÜLTÜR SANAT DERNEĞİ
YER :TYS ANTAKYA TEMSİLCİLİĞİ KURTULUŞ CADDESİ NO:20 TEL:216 07 27
TARİH: 8 HAZİRAN 2007 CUMA
SAAT : 17.00
---
YER : Orontes Kitabevi Samandağ
TARİH: 9 HAZİRAN 2007 CUMARTESİ
SAAT : 15.00-18.00
