29 05 2007

Özcan Özgün

1974 yılında Antakya’da doğdu. Özel Eğitim Bölümünü bitirdi. Mevsim Halleri adlı kitabı var.(Şiir, Düşyolu Yay., Kasım 2002, Ankara) Karalama Kültür-Sanat-Edebiyat Dergisinin Yazı İşleri Sorumluluğunu ve Yayın Kurulu Üyeliğini yaptı.
Dar Sokak Edebiyat Dergisinin yayın kurulunda bulundu(İlk 8 sayı). Savaş ve Şiir, Barış ve Şiir adlı dosyayı Murat Altunöz’ le hazırladı. Şiir ve Yazıları; Gerçek Sanat, Takıntı, Güney, Kardelen, Öğretmen Dünyası, Karalama, Delirium, Taflan, Dar Sokak dergilerinde yayınlandı. Demokratik Kitle Örgütlerinin çağrıcılığını, üyeliğini, kuruculuğunu ve yöneticiliğini yaptı. Antakya Kent Akademisi Derneği’nin yönetim kurulu üyesidir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
----
DÜŞLERİ BEYAZ ÇOCUK

Üzüm salkımı yüreğin yediverendi
Sıcak gecelerde
Damdan dama umut dağıtırdın

Ekim geldi
Gittin
Soğuk gece kırgın sana

Düşleri beyaz çocuk
Gülünce tam ağız
Koca yürek gülerdin
Ağladımıda öyle

Düşüncelerden düşlere
Ne güzel dalardın

Şimdi düşlerin dillerde
Türkü türkü
Düşlerin alanlarda
Dalga dalga
Ses ses

Doğurmaz toprak
Kuşlar göçmez bahara
Açmaz bir daha karanfiller
Sen gelene kadar

Düşlerin dimdik
Ellerin sıcak
Düşlerin düş
Ellerin el
-----
ACI YILLAR ZOR ZAMANLAR
Özcan Özgün
Zihrilben Yıldız için
I.
aynı rüyadayız

anlatıyorsun
sabah yağmurlarını
babanın ince yüzünü

hüzün bakan gözlerini annenin
yeşil çaputlar bağlarken türbeye

çocukluğunun zeytinliklerini
incir üzüm dallarını vadi kenarındaki
bir de
ninnisiz büyüyen çocukları

ablanın hediyesi kazak naftalin kokuyor hala
hiç giymedin
hiç de giymeyeceksin
yadigar olması önemli senin için

II.
esmer bir akşam
seyhan nehri aydınlatıyor etrafı
onurlu ozanlar türkülerini söylerken
saçını okşuyor Akdeniz

kulağına fısıldıyor rüzgar
ey zihrilben
dert etme her şeyi
birden bire mutlu olup
birden bire mutsuzlaşan
başkaları için iğneden geçip
kendisi için bir şey yapmayan

acı yıllar geçer
zor zamanlar da
tabii isteriz
uzak denizler görmeyi
düşlerimiz olmasa nasıl yaşarız
bu kahırlı dünyada
--------
Hiç durmadan Yağıyor Kar

Hiç durmadan Yağıyor Kar

Mustafa ya Mustafa
Hadi anlat

Yavaştan demleniyor gece
Hiç durmadan yağıyor kar
Mahzun aşklar acıtıyor yüreğimi
Kraliçeler hançerliyor yiğit şövalyeleri

Kumral bir çocuksun işte
Kuzeyli türküler söyleyen
Yeni bir akıntı peşindesin
Yeni bir hüznün davetçisi
Dinle
Şehrin sokakları çağırıyor seni

Herkes gibi olmayan sesin
Yazılmamış kitap okur

Çabuk biten bir oyundu gece
Dolup boşalıyor garlar sensiz
Hiç durmadan yağıyor kar
Düşler daha kalabalık düşüyor
Gecenin en son deliğine
Ankara kalesi gülümsüyor.

Niye sustun
Suskunluğunla ağlar bu şehir
Delil sayılmaz söylediklerin aşka

Mustafa ya Mustafa
Zil çaldı kapıyı aç

1 yorum:

Veysel Demircan dedi ki...

ilk okuduğumda pek haz etmedim. Lakin bir kaç okumadan sonra gerçek şiir diyebileceğim bir çalışma olduğunu anladım.Kurgusuyla,imgesiyle,matemetiğiyle,akıcılığıyla.... Felsefe ve derin bir imgeyle yoğrulmuş bu şiirin şairi hakkında daha fazla bilgi verilirse iyi olur kanaatindeyim. Yaşı, cinsiyeti(bence erkek), mesleği,varsa başka çalışmaları, olabilirliği varsa fotoğrafı vs. vs.