10.12.2007

Tuncel Kurtiz:Diziler işsiz kalmamızı engelledi

Ünlü Sinema Oyuncusu Tuncel Kurtiz, Türkiye'de özellikle son dönemlerde yapılan dizileri bir manipülasyon olarak değerlendirerek, "Dizilerin bizim şu güzel yanı vardır. Benim ve benim gibi çok sayıda arkadaşımın işsiz kalmamasına, parasız kalmamasına aç kalmamasına neden olmuştur.İnsanlar şüphesiz iyi veya kötü anlamda bir ayrım yapmaktadırlar. Bir söz var aç kalmaktansa tok kalmak daha iyi idi. Eskiden ne sigorta vardı, ne çalışma durumu iyi değildi, şimdi bu nedenle iyidir. Ama dizi 9 ay ölü doğan bir çocuk gibidir, 9 ay izlerseniz ve sona erir ve bir daha izleyemezsiniz" dedi.

Ünlü Sinema Oyuncusu Tuncel Kurtiz, Antakya Rum Ortodoks Kilisesi'ne ait Millennium Sosyal ve Kültürel Tesisleri'nde 'Sinema ve Yaşama Dair' adlı söyleyişi verdi. Türk sinemasının geçmişte Hollywood Sineması'na özendiğini belirterek, "1980'den sonra Türk Sineması büyük bir düşüş yaşadı özellikle Erotik filimler daha ağır bastı. Sadece Türk sineması bu olaydan kötü anlamda etkilenmedi. Yabancı sinemada bu doğrultuda çalışmalar yaptı" dedi. Son dönem Türk sinemasında bir ilerlemenin olduğunu ifade eden Kurtiz, şunları söyledi:

"Mesela son dönem filmlerine imza atan Fatih Akın var, çok kötü koşullardan sıyrılarak bugünlere gelen ve güzel filmlere imza atmıştır. Ama ben eskiden bir sinemaya film izlemeye gittiğimde üstümü başıma dikkat ederdim, en iyi giysilerimi giyerdim, filme emeği geçenlere saygı gösterirdim ama şuan o günlerin çok uzağında bir film izleme tekniğimiz var."

TRT siyah beyaz döneminde çok iyi dizilerin çekildiğini ve bununda reyting kaygının olmamasının sonucu olduğunu ifade eden Kurtiz, "Şimdi ise 400 bin dolar gibi bir pastadan hatta Amerika'da bunun birkaç katı bir pastadan bahsediliyor. Sonuçta bizde bir ekmek arasıyız" şeklinde konuştu. Özellikle tiyatroda çok sesliliğe doğru gittiğini belirten Kurtiz, yurt içinde ve yurt dışında oynadığı tiyatro oyunlarından örnek verdi.

Yılmaz Güney’in Türkiye’de önemli yapı taşları arasında olduğunu ifade eden Kurtiz, şunları söyledi: "Yılmaz benim üniversite arkadaşımdı. Bende hikayeler yazardım, O’da. Ben soyut hikayeler yazarken O daha çok somut hikayeler yazardı. İşte, o hikayeler yüzünden komünizm propagandası yaptı diye gencecik çocuğu 7,5 seneye mahkum ettiler. Askerliğimizi de Muş’ta aynı yerde yaptık. Ben sonra 'Şeytanın Uşakları' adlı bir film yaptım, Yılmaz’da bana beraber çalışmayı teklif etti. Onunla beraber 'Üçünüzü de Mıhlarım', 'Konyakçılar Kralı', 'Haracıma Dokunma', 'Sayılı Kabadayılar', 'Çirkin Kral' gibi filmler yaptık. Onunla en son Türkiye’de 'Umut' filmini çektik. Bu filmi, Kaan Film Festivali'ne götürdük. Filmin Türkiye dışına çıkarılması yasaklandı, herkes benim kaçırdığımı düşündü. Aslında bu film Türkiye’yi kötüleyen bir film değil, sosyal gerçekçi bir filmdi.Yılmaz Güney’in Türk sinemasına kattıkları asla tartışmazdır ve yeri zor doldurulur diye düşünüyorum"

Hiç yorum yok: